|
23 KASIM 2009 PAZARTESİ Saat:20:00 Yer: Çağdaş Sanatlar Gösteri Merkezi BİLET SATIN AL
Tiyatro Bîr-Diyarbakır “BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”
Yönetmen: Feyzullah ÖZTEP Yazar: Friedrich NİETZSCHE Uyarlayan: Feyzullah ÖZTEP Süresi: 45 dakika Oynayanlar: tek kişilik oyun
Oyunun Konusu: Nietzsche'nin düşüncelerinin en yüksek düzeye eriştiği olgunluk dönemi, 'Böyle Buyurdu Zerdüşt' adlı eseri ile başlar. Bu eser Nietzsche felsefesinin ana kitabıdır. 'Yazılarımın içinde Zerdüşt'ün ayrı bir yeri vardır. Onunla insanlığa şimdiye dek verilen en büyük armağanı sundum. Binyılları aşan sesiyle Zerdüşt yazılmış en yüce kitap, gerçekten yüksekler kitabı olduğu gibi - insan denen olguyu uçurumlar boyu aşağısında bırakmıştır - hem de kitapların en derini, doğrunun en derin hazinelerinden doğmuş olanıdır; bir tükenmez kuyudur, içine daldırılan kova ancak altın dolu, iyilik dolu olarak çıkar' Eserin dili şiir ile düz yazı arasındadır. Bazı bölümler şiirden çok düzyazıya, bazı bölümler ise düz yazıdan çok şiire yaklaşır. Fakat eserin bütünlüğünde şiir niteliği ağır basar. Nietzsche dilin kuralları, kısıtlı anlatımı, dar kalıpları ile anlatamadığı düşüncelerini bir ozan bağımsızlığı ile dil ile oynayarak anlatmaya çalışır. En sığ sanılan anlatımlarda bile insanı şaşırtacak şekilde derinleşir. Nietzsche, yazılarını bir şiir uyumu içinde yazar, aklından geçeni yazıya dökerken dil bilgisi kurallarını bir yana iter; aforizmalar şeklinde yazdığı eserlerinin büyük kısmı imalarla, düşüncelerine dair ipuçları ile doludur. Olumlu başladığı bir cümleyi ya da fragmanı olumsuz bitirir ya da olumsuz başlar, olumlu bitirir. Alaycı, iğneleyici bir anlatımı vardır. "Tek kişilik oyun" olan Böyle buyurdu Zerdüşt, kısır döngüye karşı açılmış amansız bir savaşın oyunudur. Toplumun içinde bulunduğu vasatlığı alışık olmayan bir dille eleştirir. On yıl boyunca yurdundan, evinden ve insanlardan ayrılıp bir mağarada yaşamaya karar veren Zerdüşt’ün gönlünde bir değişme olur ve yeniden insanların arasına girmeğe karar verir. Ama ne yazık ki, yaşadığı şehir on yıl öncesine göre köklü olarak değişmiş ise de insanları bıraktığı gibi görür. On yıl boyunca bilgilerini zihninde bilemiştir. Bu bilgi birikimlerini insanlara aktarmaya çalışır ama ne var ki insanlar, onun bu anlatımlarına ve hitaplarına karşılık olarak onla alay ederler, bir soytarı yakıştırması yaparlar. En büyük doktrini, insanın olabileceğinden daha da güçlü bir konuma gelebileceği, kendini aşması ve bu en büyük ideali olan “insandan” “üstinsana” doğru bir evrim geçirmelerini gerçekleştirme istemidir. Böyle buyurdu Zerdüşt oyunu, erdemin, umudun, sevginin, “üstinsana” olan özlemin ve hayal kırıklıklarının oyunudur. Zerdüşt, oyunun pek çok bölümlerinde seyirciyi kendi anlatımlarının içine çeker ve oyun “arka seslerle” desteklenmektedir.
|