|
22 KASIM 2009 KASIM PAZAR Saat: 20:00 Yer: DT Şinasi Sahnesi BİLET SATIN AL
İTÜ Taşkışla Sahnesi-İstanbul “DİKKAT! ANARŞİST DÜŞEBİLİR”
Yönetmen: Grup Çalışması Yazar: Darıo Fo Uyarlayan: Taşkışla Sahnesi
Oynayanlar: Ayşegül DOST; Burak ÜZÜMKESİCİ,Cemil SAĞBAŞ,Gonca İLİ, Gül Berivan KARALDİ, Halil İbrahim TOPALFAKIOĞLU, Nihan ACAR, Öykü GÜRPINAR, Özgür IŞIK, Pelin ULUSOY, Seda HAYAL, Sedef GÜNEŞ, Simay YILMAZ, Taylan KILIÇ
Oyunun Konusu: "Dikkat! Anarşist düşebilir! Dikkat! O, sen de olabilirsin! Taşkışla Sahnesi, 2009 sezonunda Dario Fo’nun “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” adlı oyunundan uyarladığı “Dikkat! Anarşist Düşebilir” ile karşınızda... Görmezden geldiklerimiz ve “göremediklerimiz” sahnede... Topluluğumuz, Dario Fo’nun kalemine müdahale ederek; kalemi çoktan kırılmış “farklı”ları “koro” olarak oyuna eklemiştir. Korodaki mağdurlarımız artık bir dur ihtarı vermek isterler emniyet’in hiyerarşisine ve kim vurduya getirilen hikayelerine. Sözlerini söylemek ya da sıkıştıkları duvarlar arasından kurtulmak için – bir umut – kendilerini hafif kafadan kontak bir tiyatrocuya göstermeye karar verirler. Tiyatrocuyu sesleri yaparlar, mağdurların söylenmemiş sözlerini hiyerarşik yapının kendi diliyle ortaya koysun diye… Yargıç rolü oynamak için can atan tiyatrocumuz, sahnede polislere epey ter döktürür ve emniyet binasında hasıraltı edilen gerçekler polislerin ellerine yüzlerine bulaşır. Öyleyse başlasın adalet arayışı… Duvarların dili olsa neler anlatırdı? Ya da toprağın altında gömülü gerçekler ortaya çıksa neler olurdu? Ama dur, daha çok işimiz var! Peki, nereden başlamalı? Mesela şu nasıl: “Tak, tak!” – “Kim o?” – “Polis” – “Bam! Bam!”. Güzel, peki ya sonra? Yeter artık! Kardeşime dokunma! Bravo! Ama olmadı; yine harcadılar kardeşini. Ve birini daha, birini daha… Tamam, o zaman başlasın adalet arayışı. Mahkeme duvarı suratlar, adalet arayanı kovalar. Çaldığın kapılar teker teker yüzüne kapanırlar. Sonuç? “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”… Şimdi ne yapacaksın? Gerçeği gördüm bir kere, artık sessiz kalamam. Umudum var, perdeyi aralayacak kadar. O zaman vaktidir sahneyi kurmanın; adaleti tam da kaybolduğu yerde aramanın. O halde başlasın artık oyun; kovala, sorgula, hesap sor, çıkar ortaya!.. Bazen bir dokunuş her şeyi değiştirir ya, biz de dokunmak istedik; kardeşimize dokunmasınlar diye! Sürç-i lisan ettiysek, diyemiyoruz affola… Akıl dedikleri buysa eğer, yaşasın deliler! İyi seyirler!"
|